Anadolu'nun Sesi Güncel ve Son Dakika Haberleri

Biz Türklerde Kadının Yeri

Mehmet Nuri YILDIRIM( mehmetny@gmail.com )
52 views
01 Nisan 2021 - 21:20

Yapılan araştırmalardan anlaşıldığı üzere eskiden Arap’larda kız çocukları insandan sayılmadığı için
kızı olanlar, kızlarına isim vermez numara verirlerdi. Örneğin Vahide bir isim değil, birinci demekti.
İlk doğan kıza verilen numaraydı. Saniye ikinci kıza verilen numaraydı. Selase ve Bite isimleri ise
üçüncü kızlara verilen işimlerdi. Ve üçüncü anlamına gelmekte idi. Rabia da dördüncü demekti ve
dördüncü doğan kıza verilen numaraydı.
Birileri Rabia’yı çok kutsal, mübarek ve çok dini içerikli bir isim sanıyorlar. Bilmiyorlar ki Araplar
insandan saymadıkları ve isim bile vermeye gerek duymadıkları kız çocuklarını böyle
numaralıyorlardı. Tıpkı arabalara takılan plakalar gibi.
Dünya kurulduğundan beri kız çocuklarını diri diri toprağa gömen kültüre sahip tek millet Araplardı.
Bunun asıl nedeni ise, o zamanlardan beri var olan tefeciliktir. Tefecilerden, fahiş faizlerle aldıkları
paraları geri ödeyemeyen kişilerin karılarına, kızlarına tefecilerin el koyup, pazarlarda pazarlayan
insafsız ve ahlaksız tefeci Arap egemenlerinin eline düşmesinden korkan Araplar, yeni doğan kız
çocuklarını diri diri toprağa gömerek bu kötü sondan koruduklarını sanıyorlardı.
Bu gün ise yine Araplarda kadının yeri eskiden olduğu gibi kız çocuklar toprağa gömülmese de
(rejm cezasına tabi tutularak meydanda taşlanarak vahşice öldürme dahil olmak üzere kırbaç ile
dövülme gibi cezalar görmekte ve sosyal yaşamda halen ikinci planda gelmektedir.
Peki o çağlarda biz Türklerde kızlara, kadınlara nasıl davranılırdı;
Türkler; kız çocuklarına, hatunlarına değer veren onları önemseyen insan yerine koyan, komutanlar
ve hakanlar gibi yetiştiren tek tanrılı dine mensup bir millettik ve insan hakları açısından da çağdaş
kültürün örneklerini vermiş önder uluslardandık.
Eski Türkçe de namus sözcüğü yoktur, çünkü namussuzluk nedir bilmezlerdi!
Ta ki İslamiyeti kabul edip, Arap kültürüne geçene kadar.
Türk geleneğinde kadın arkadaştı, kadın anneydi, kadın sevgiliydi, kadın tek başına bir
devletti.
Kadın dövmek, ne yazık ki Türklerin Arap kültürü ile tanışmalarından sonra başlamıştır.
Eski Türk gelenek ve göreneklerinde kadın her zaman el üstünde tutulurdu.
Bu konuda tarihe geçmiş Türk Hakanlarından Cengiz Han otağında oba beyleri ile toplantı halinde
iken eşini yanına oturtmuş ve oba beylerine şöyle seslenmiştir:
 Ben sizin Han’nınızım.
Sağ yanında ki eşini göstererek;
  Bu da benim Han’ımdır.
CENGİZ HAN’IN bu sözler tarihe geçmiş olup, Han’ım sözü buradan gelmektedir ve
dilimize böyle yerleşmiştir.
Yani kadın evin Han’ıdır. Böyle iken ve Tomris Hatundan, Hayme hatundan Rabia ya
geçişimizde Türk Kültüründen Arap Kültürü tesirinde kaldığımızın en bariz örneğidir.
Bu güne gelince kadınlarımı büyük kurtarıcımız ve bize bir yurt bağışlayan GAZİ MUSTAFA KEMAL
ATATÜRK sayesinde ve dünya kadınları arasında ilk olarak 5 Aralık 1934 tarihinde kazanmış
oldukları eşitlik haklarını çeşitli bahanelerle kaybetmekle karşı karşıyalar.

Han’ımlarımıza sevgi ve saygılarımla.

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Web sitesinde ki yazıların izinsiz kopyalanması kesinlikle yasaktır. Tüm Hakları Saklıdır.